Yaşadıklarımı bir kaç satırla sizlere aynı şeyleri yaşatmam olasılığı yok. Ancak altını çizerek size anlatabileceğim tek şey, “DÜNYADA BU IŞE ÇOK ÖNEM VERDIKLERI”.
Bir kaç milyon dolar harcıyarak iki senelik bir emek ve binlerce insanın çalışması ile sergilenen bir festival ve ölmeye yüz tutmuş yırtıcı kuşlarla avcılığı yaparak ve yaşayarak sergilemeleri en az 50.000 kişinin 3 gün ara vermeden seyretmeleri, okul öğrencilerinin başlarında öğretmenleri ile fırsat eğitimi yaptırmak için yarışmaları ve her Ülkenin temsilcilerinden bilgi almaları bu işe ne kadar önem verdiklerinin kanıtıdır.
Beni asıl duygulandıran 53 Ülke arasında Türkiye ‘nin anons edilerek Kırgızistan Devletinin arkasında merasim geçişi için yer almamızdır. Gururla taşıdığım bayrağımı görenlerin büyük bir coşku ile alkışlamaları ve 40.000 kişinin sığabileceği bir stadyumu andıran Festival alanında yer almamızdır.
DAHASI VE DAHA ÖNEMLISI VAR.
Bizi davet ederken Festival komitesi başkanı Prof.Dr.Nix FOX bir açış konuşmasında sponsorluk gorevini yapan Abu Dabi Kralı ve Abu Dabi Kültür Mirası Vakfı (ADACH) Başkanı Sultan bin Tahnoun Al Nahyan ‘a ve 53 Ülkenin katılımcılarına teşekkür ettikten sonra, yırtıcı kuşlarla avcılığın bir kültür olduğunu, bu kültürün Osmanlı İmparatorluğu ve Arap ülkelerinden dünyaya yayıldığını, bu festivalde asıl can alıcı tablonun 12 Kg. lık Kartalla Kırgızistan ‘ın 200 Gramlık Atmaca ile Türkiye ‘nin temsil ettiğinı Dünyanın en büyük yırtıcı kuşu ve Dünyanın en küçük yırtıcı kuşunun yan yana insan kolunda yer alması inanılmaz güzellikler oluşturduğunu ve bunu içinde Türkiye ‘ye ayrıca teşekkür etmeleri bizim için en duygulu anlardan biriydi.Ayrıca Prof. Dr. Nıx FOX Dünyanın en büyük kuş bilimcisi olarak verdiği mesajı sizinle paylaşmak isterim. Dünyaya derler ki '' Ben kuşları seven bir insan olarak bunların üremesi, hastalığı ve kazazede kuşlar için bakım ve rahabilitasyon merkezinde tedavi ederek binlerce kuşu doğaya kazandırdığım gibi bir bilim adamı olarak da mikro enjeksiyon yolu ile (suni) olarak çiftliklerde üreterek doğaya kazandırıp nesillerinin azalmaması için çaba gösteriyorum. Doğal hayvanları koruma dernekleri ise doğaya hiçbir katkıları olmadan laf üretiyorlar. Bunun da doğaya hiç bir faydası olmuyor. İşte bu tabloyu bütün Dünya seyretsin ve farklı değerlendirilsin” mesajı çok önemli idi. Bütün anlatmak istediğimi özetlersek, bu büyük fotoğrafların küçük bölümlerine tesadüfen rastlıyan kişilerin boş bakışları ile değil, bu kültürü yaşayan insanların bütün anıları hayatının her yaşında anlatıp bize iz bırakabileceği, okuyup yada dinleyenlere de teşfik edici, eğitici-ögretici, günümüz teknolojisinin bize unutturduğu bilgi ve becerimizi geliştirici, doğaya zarar vermeden en doğru şeklini yaşamak ve gelecek nesillere yaşatmak istiyoruz. Çünkü dünya bu işe çok önem veriyor. Dünyanın bu kadar önem verdiği bir konuya Türkiye ‘nin de daha duyarlı olması dileğiyle saygılar sunuyorum.