1980 Öncesi SAĞ –SOL dedik birbirimizi yedik. Binlerce gencimizi boşu boşuna yitirdik. Laik-Anti laik diyerek toplumu ayrıştırdık Türbanlı türbansız diyerek kızlarımızı birbirlerinden ayırmaya çalıştık. Şimdi etnik kimlikler üzerinden bölünmek üzereyiz.
Bu yetmiyormuş gibi kurumlara düşman olduk. Başta Hükümet ve İktidardaki siyasi parti başta olmak üzere barış ve sevgi tohumu ekeceklerine düşmanlık tohumu ektiler. Son zamanlarda TSK ve Yargıya yapılan acımasız saldırılar halkımızın bu kurumlara bakışını olumsuz etkiledi.
‘’Adalet Mülkün Temelidir’’ diyoruz. Ama bu kuruma saygı duymuyoruz.
Her Cuma namazı sonunda imam hutbeden inerken söylediği sihirli bir söz vardır..’’Allah Adaleti, iyiliği ve akrabaya yardımı emrediyor’’diyor.
Demek ki Allah adaleti faz haline getiriyor.
Yargı mensupları da insandırlar, yanlış karar da verebilirler. Yargının vereceği yanlış kararları eleştirmek hepimizin hakkıdır. Fakat yargıyı toplumun düşmanı olarak göstermek çok ama çok yanlıştır.
Yargıya düşmana saldırır gibi saldırırsak halkımızın yargıya olan güveni azalır. Bundan sonra normal vakalarda bile yargının vereceği kararlara ön yargılı bakar. Şunu unutmayalım bir gün beğenmediğimiz yargıya da ihtiyacımız olabilir.. Önceleri de Türk Medyasında da çeşitli görüşler hâkimdi. Şimdi ise bir yandaş medya türü çıktı karşımıza. Hükümetin her yaptığı icraat doğrudur muhalefetin her söylediği söz yanlıştır. Böyle medya mantığı mı olur Allah aşkına.
Hükümetin 8,5 yıldır iktidarında her sabah, akşam gazete ve televizyonlarda iktidardaki parti ile muhalefet partileri arasında birbirlerine karşı yapmış oldukları acımasız eleştiriler siyası partileri adeta düşman haline getirdi. En son örneğinde Başbakanın CHP, MHP’yi PKK ve İmralı canisi ile ayni kefeye koyması diğer bir partinin AKP’yi taşeron olarak göstermesi O partilere oy veren milyonlarca seçmenini üzmektedir Sizler birbirinizi eleştirmek adına milyonlarca seçmeni de ayni kefeye koymuş olmuyor musunuz..Ama kefe bu milyonlarca sevenini almaz.
Demokratik açılımının yanlış yönlendirilmesi toplumu bölünme eşiğine getirdi. PKK teröristleri şehre inerek hepimizin huzurunu kaçırdı.
Anayasa değişiklik paketinde de ayni yol izlendi. Muhalefet dışlanarak Anayasa paketi hazırlandı. Önümüzde Halk oylaması, Genel seçimler, Cumhurbaşkanlığı seçimi var. Bu yükselen tansiyonun muhakkak düşmesi gerekir.
TÜSİAD’ın açıklamasını herkes dikkatli okumalı. Yalnız düşmanlık içerde olsa şükredeceğiz. Dışarıda da sarmalanmışız. Ermeni açılımı dedik Azerbaycan’ı kendimize düşman ettik. Hamas yanlısı olduk İsrail’i düşman ettik. İrancı olduk ABD ve Avrupa’dan uzaklaştık. Arapsız yaşayamayız onlar sağ gözümüzdür dedik dünyada yalnızlaştık.
Artik Türkiye’nin barışa kardeşliğe, sevgiye ihtiyacı var. Önce bu PKK terörü belasını kökünden silmek var. Onun için İktidarıyla, Muhalefetiyle Sivil toplum örgütleriyle, Üniversiteleriyle birlik olmak zamanıdır.
.