Özlük haklarıyla birlikte başka kamu kuruluşlarına geçmek için direnen TEKEL işçileri için, Türk-İş ile hükümet arasındaki pazarlıktan sonuç çıkmadı.
Hükümet ile Türk-İş bugün iki kez bir araya gelirken, açıklamayı akşam saatlerinde Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu yaptı: Uzlaşma yok..
Türk-İş'in önünde bekleyen işçilerin Kumlu'nun açıklamasıyla birlikte sloganları sertleşti. 4-C'yi kırmızı çizgi olarak değerlendiren işçiler, hükümetin 11 ay 22 günlük düzeltme talebine de tepki gösterdi. İşçiler, sadece maaşların düşüklüğüne değil 4-C'nin içeriğine ilişkin ciddi sorunlar olduğunu dile getirirken, bunlar arasında izin hakkı, hastalık izni, çalışma saatleri, iş güvencesi, sendikalı olamamayı gösterdiler.
GENİŞ KAPSAMLI AÇLIK GREVİ
'4-C'ye hayır' diyen ve genel grev sloganları atan işçiler, "4-C'ye köle olmayacağız" derken, Tek gıda-İş'ten çeşitli talimatlar geldi.
Yarından itibaren açlık grevinin başlatılacağı, greve katılımların öncekiler gibi değil daha kapsamlı olacağı; ilk ayarlamalara göre 1500 kişi, bu eylemin sadece Türk-İş'in önünde değil her çadırda yapılacağı belirtildi.
Daha önce, uzlaşma sağlanamaması durumunda tarih olarak 3 Şubat'ın belirlendiği genel grev için de çalışmaların başlatıldığı ifade edildi. AÇLIK GREVİ 13.00'TE BAŞLIYOR
''Umuyorum ki gece uzundur Başbakan şefkat elini uzatır ve yarın güle oynaya memleketlerimize, işimize gideriz. Aksi takdirde yarın saat 13.00 itibariyle açlık grevine başlayacağız.''
Bu açıklama da, Türk-İş önündeki işçilere seslenen Tek gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel'den geldi.
3 Şubat sabahı Tek gıda-İş Sendikası'nın örgütlü olduğu tüm iş yerlerinde 1 gün boyunca üretimden gelen güçlerini kullanacaklarını bildiren Türkel, açlık grevine başladıklarında Türkiye'nin dört bir yanındaki işçi ailelerinin de başlarında bantla eyleme destek olacaklarını söyledi.
BAŞKAN TÜRKEL “BİAT ETMEMİZİ İSTİYORLAR AMA ETMEYECEĞİZ” DEDİ.
Hükümetin 4-C’de yaptığı iyileştirmeleri kabul etmeyen Tekel işçileri yeniden açlık grevine başlıyor. İşçi ve memur konfederasyonları, ortak eylem şeklini belirlemek için bir araya gelirken, Tek gıda İş Sendikası Başkanı Mustafa Türkel ağır konuştu: “Biat kültürü oluşturmanın taşlarını döşüyorlar. Şeker fabrikaları ve diğer özelleştirmeler de dâhil edildiğinde 4-C’li sayısı 125 bine ulaşacak. Kafası bozulduğunda, biat etmeyene, ‘sözleşmeni uzatmam, maaşını artırmam’ diyecek. Ama biz bu kölelik düzenini kabul etmeyeceğiz.”
Mustafa Türkel, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’i gerçekleri gizlemekle suçladı. Bakanın 4-C’li işçilerin çalışma saatlerinin düzenli olmadığı gerçeğini kamuoyundan sakladığını belirten Türkel, “Sayın Bakan, ilgili maddenin ‘çalışma saatlerinin tespitinde devlet memurlarının çalışma süresi esas alınır’ cümlesini okudu. Oysa o cümlenin devamında ‘ancak ilgili kendisine verilen görevleri çalışma saatlerine bağlı kalmaksızın sonuçlandırmak zorundadır’ yazıyor. Ama devletin çalışma bakanı bu cümleyi okuyamadı” dedi.
Hükümetin yeni teklifini de ‘kabul edilemez’ bulduklarını belirten Türkel, başından beri özlük haklarından vazgeçmeyeceklerini açıkladıklarını söyledi. Ancak hükümetin izin ve kıdem hakkı vererek ‘biat kültürü’ oluşturmak istediğini savunan Türkel, “Biat kültürü yaratmak için, köle gibi davranabilecekleri, ‘kafamı bozmayın sözleşmenizi yenilemem’ diyebilecekleri biat kültürünün taşlarını döşüyorlar” diye konuştu.
Konut kredisi aldılar ama!
İşçilerin birkaç yıl önce devlete güvenip konut kredisi aldıklarını belirten Türkel, “4-C’ye geçerse o maaşla kredisini nasıl ödeyecek. Devlet yalan söyler mi? Peki bu adam ne yapacak? Bu krediyi nasıl ödeyecek?” diye sordu.
125 bin kamu işçisi işini kaybedecek!
Mustafa Türkel, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı’nın açıkladığı gibi 4-C statüsünde yani köle düzenindeki kişi sayısının yapılacak özelleştirmelerle birlikte 125 bine ulaşacağını tekrarladı. Şeker fabrikalarının kapatılmasıyla 20 bin kişinin bu statüye geçeceğini; limanlar, karayolları, enerji sektöründeki özelleştirmelerle birlikte 125 bin kamu işçisinin işini kaybedeceğini belirtti.
Konfederasyonlara ince mesaj!
Başkan Türkel, sendikal haklarından vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, hükümetin yaptığı yeni düzenlemenin tüm 4-C’lilere hayırlı olmasını diledi. Ancak kendilerinin ‘asla’ bu statüyü kabul etmeyeceklerini tekrarladı. İşçi ve memur konfederasyonlarının hükümetle görüşmeler öncesi aldıkları ortak kararda, 4-C’nin kalkmaması durumunda dayanışma grevi dâhil ortak eylem yapacaklarını kararı aldıklarını anımsattı. Dolayısıyla 4-C kalkmadığı için bu kararı yerine getirmelerini beklediklerini ima etti.